• Efşan Demir

Bilime Yön Verirken Kül Oldu: İskenderiye Kütüphanesi

Güncelleme tarihi: 13 Eyl



İskenderiye Kütüphanesi, tahmini M.Ö. 3.yüzyılın başlarında, Mısır’ın İskenderiye şehrinde kurulmuştur. Ptolemaios hanedanı tarafından kurulmuştur.


İskenderiye Kütüphanesi aslında müzeye bağlı bir kütüphaneydi. Ptolemaios Soter, İskenderiye’nin bilim merkezi haline gelmesini amaçladığı için kurdurmuştu müze ve kütüphaneyi. Müzede o zamanda yaşayan bütün bitkilerden ve hayvanlardan örnekler bulunduğu biliniyor. Aynı zamanda botanik bahçe ve rasathaneye sahipti. Fizik, kimya, tıp, astronomi, felsefe, edebiyat ve daha pek çok bilim dalının gelişmesi için bilim evleri yapıldı. İnsan vücudunun otopsiyle incelenebilmesi için de anatomi salonu yaptırdı.



İskenderiye Kütüphanesi,900 bin el yazmasıyla en fazla eser bulunduran kütüphaneydi.Kütüphanede çok fazla görev alan, çalışan insan vardı.


Bu çalışan insanlardan bir kısmı hepimizin yakından bildiği kişilerdi. Matematik dehası Öklid, mekanik bilimci Arşimet, tıp bilimci Herofil, gök bilimci Eratosten, coğrafyacı Batlamyus gibi nadide şahıslar bu kütüphanede bulunmaktaydı. Arşimet, su çekmeye yarayan ve içinde helezon şeklinde silindirler bulunduran bir alet olan Arşimet Burgusu’nu bu kütüphanede

bulmuştur.


Kütüpahanenin girişinde ‘’Bilim bizi tanrıların gazabından kurtarır’’ sözü yazmaktaydı. Kütüphanede eserlerin saklanması önemliydi ve onun için eserleri papirüslara yazıp rulo haline getirip muhafaza ediyorlardı. Mısır’a herhangi yeni bir eser girerse kütüphane müdürü buna el koyabilirdi. O eserin kopyasını oluşturup sahibine geri verirlerdi fakat eserin kendisi

kütüphanede kalırdı. Dış ülkelere giden memurlar ise gittikleri yerlerden eserler satın alırlardı kütüphanede bulundurmak için. Böylece oradan buradan dağınık bir şekilde elde edilen o zamanın bilgi birikimi bir yerde toplanmış olacaktı. Kütüphane aynı zamanda yayınevi görevi görürdü ve birçok medeniyete ait eserler de hazırlanırdı. İskenderiye Kütüphanesi içerisinde görev alan önemli şahıslar ve bulunan keşifler sayesinde her dönem farklı insanları ağırladı ve ziyarete gelen bu insanlara istekleri doğrultusunda eğitimler verilirdi.




Bilimin ilerlemesine, insanların kendini geliştirmesine ve daha pek çok şeye fayda sağlayan bu önemli kütüphane günümüzde bile nedeni bulunamadığı şekilde yandı ve içindeki tüm o önemli eserler kül oldu.


Tahmin edeceğiniz üzere kütüphanenin yanma sebepleri hakkında ortaya pek çok farklı görüş çıktı. Bu görüşleri genelleyerek başlık altında toplamak gerekirse insanlar din ve iktidar savaşını öne sürerek ikiye ayrıldılar. En çok bilinen iddia, M.Ö. 47 yılında Sezar’ın Mısır’ı kuşattığı esnada kütüphane zarar gördüğü yönünde. Bu zararın bilinçli yıkım değil de yangın olduğu fikirleri de bulunmakta, ayrıca geriye kalan eserlerin de hamamlarda yakıldığı iddia ediliyordu. Bir diğer iddia ise dini yöndeki iddia olan kütüphanenin antik pagan tapınaklarının ve yapılarının yok edilmesi esnasında Hıristiyanlar tarafından yakıldığı iddiası.



-Kütüphanenin günümüzdeki hali-


Bu iddia dışında din konulu başka iddialar da bulunmakta. Ancak bu iddiaları

batılı bilim insanları reddetmiştir. Bu iddialar ise:


*Halife Ömer in ‘’Bu kitaplardaki bilgiler Kur’an’a aykırı ise

haramdır, Kur’an’da bulunanlarla aynı ise gereksizdir’’ demesi üzerine Amr

bin As’a kütüphanenin yakılması emrini vermiştir.


*Selahaddin Eyyubi’nin Kur’an’da bulunan bilgiler başka eserlerde

bulunamaz düşüncesinden dolayı kütüphanedeki eserlerde konuların daha

ayrıntılı, daha geniş anlatımını görünce kütüphanenin yakılması gerektiğini

dile getirdi.


Ayrıca 2009 yapımı olan Agora filmi de İskenderiye Kütüphanesi’nin yok oluşunu konu edinmektedir.


Yok olan eserlerin bizi aydınlatacağı günleri geri getirmeyecek olsa da yeni

bir İskenderiye Kütüphanesi inşa edildi ve 2002 yılında kullanıma açıldı.

17 görüntüleme0 yorum