top of page
  • Ali Kaan Akçin

Sadeleştir(ME)



Günümüzde kullanmış olduğumuz dili bir ırmağa benzetebiliriz. Nasıl ki ırmağın başlangıç noktası, dökülme noktası ve bu ikisi arasında takip ettiği bir güzergahı varsa dilin de başlangıç noktası, materyal alıp taşıdığı bir güzergahı ve döküldüğü bir yer vardır.


Dünyanın en eski dillerinden birisi olan Türkçenin başlangıç noktası bilinmemektedir lakin savaş, göç, ticaret vb. olaylarla diğer milletlerle, farklı kültürlerle temas etmemiz ve en önemlisi de Din-i İslâm ile müşerref olmamız Türkçeye oldukça geniş ve zengin bir materyal sahası sağlamıştır. İlerleyen süreçte Anadolu, Balkan ve Avrupa milletleriyle olan ilişkiler Türkçemizin materyal sahasını daha da genişletmiştir. Türkçe bu geniş ve zengin materyal sahasında diğer dillerden kelimeler almış ve diğer dillere de kelimeler vermiştir.


Asırlarca süren bu etkileşimin ve alışverişin sonucunda karşımıza oldukça ince, nahif ve zengin bir dil çıkmasına rağmen bizler bırakınız Divan Edebiyatı’nı, Tanzimat Edebiyatı’nı veya Edebiyat-ı Cedide Dönemi’ni okumayı Cumhuriyet Dönemi’nde eser vermiş ediplerimizin eserlerini okuyamıyoruz, anlayamıyoruz. Peki bu kadar köklü ve zengin bir dile sahipken niçin bu kadar yakın tarihteki eserlerimiz anlaşılamamaktadır?


Çünkü kelimelerin manalarına bakmak yerine sadeleştirme işlemine tercih edilmektedir. Mamafih milli hafızamızdaki kelimeler unutularak daha çok sadeleştirme yapmak isteği/ihtiyacı hasıl olmaktadır. Maalesef bu kısır döngü içinde dilimiz acımasızca yozlaşmaya terk edilmektedir. Bizim bu konudaki naçizane tavsiyemiz, sadeleştirme yapmak yerine kelimelerin günümüzdeki karşılıklarını dipnot olarak verilmesidir.


Türkçemizin zenginliğine sahip çıkma noktasında topyekûn hareket etmemiz gerekmektedir. Sokak tabelalarında, etkinlik isimlerinde (18 Ekim’de gerçekleştirilen “Back To School” etkinliği gibi) ve hatta günlük konuşmada yabancı bir dilin kullanılması; konuşmaların yalnızca birkaç kelimeyi teşmil etmesi kelime hafızamıza savaş açarak Türkçemize zarar vermektedir.


Dikkatli olmalıyız,


“Bugün kelime katlinin karşısında durmazsak konuşması tek heceden müteşekkil, tahassüs ve tefekkürden noksan nesillerle Türkçemiz viran olacaktır.”

11 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
bottom of page